Naughty Dog çalışanları yeni stüdyolarına taşınmış. Evet haber beni de hiç enterese etmedi. Ancak yukarıdaki resim çok hoşuma gitti. Buradan daha büyük boyutlularına ulaşabilir, masa üstünüzü neşelendirebilirsiniz. Aynı bağlantıdan, Naughty Dog’un diğer resim setlerine de ulaşabilirsiniz.
Sonunda X420′ye Windows 7′yi kurmayı başardım. Aslında oldukça kolay oldu, bir usb belleği internetin her köşesinde anlattığı gibi komut satırından biçimlendirip, boot için hazırladım ve DVD içeriğini ekledim.
Sorun bana gelen DVD’nin professional kurmaya çalışması oldu, bunun içinde EI.CFG dosyasının sırlarını öğrenmem gerekti. Bu sıkıntıyı da aştıktan sonra Windows 7 Home Premium’u boş harddiskin (hikayenin burası önceki iletide) üzerine kurdum. Kurarken ürün anahtarını (product key) girmedim. Windows güzelce başladıktan sonra etkinleştirme kutucuğuna upgrade anahtarını girdim ve voila!
Gece yarısından sonra Windows’u upgrade etmeye çalışmak oldukça tehlikeli ve lisanslı Windows kullanmak lisanssız kullanmaya göre çok daha zormuş.
Hikayenin burası ben ile Samsung müşteri servisi arasında geçiyor.
Asıllar da taklitlerini yaşatır!
Daha oyun piyasaya çıkmadan herkesin diline pelesenk olan bir tabir vardı “God Of War çakması”. Eminim sırf bu yüzden Darksiders’ın satışları artmıştır. Bu söylem, God Of War’ın tacı elinden alınana kadar, bu tür oyunların kaderi olmaya devam edecektir.
Oyun, çağımızda ve Dünyada geçiyor. Melekler ve Şeytanlar birbirine girince, Mahşerin Dört Atlısı‘ndan biri olan, esas oğlanımız War, olaya bir şekilde müdahil oluyor. Resimde gördüğünüz kılıcı kaldırabiliyor olması bile tek başına War’u kahraman yapabilecekken, o kılıcı ile akıl almaz kombolar yapabiliyor. Kılıcı kullanmadığı zamanlarda da sırtında taşıyor! Resme bakınca nasıl oluyor bu iş diyor insan ama oluyor işte. Özetle bol bol melek ve şeytan kestiğiniz, patronlar ile kapıştığınız, kurdeşen eden bulmacalar çözdüğünüz bir oyun. Gayet de eğlenceli. Ancak ben War’a bir türlü ısınamadım. Boyu biraz uzun, kılıcı biraz daha küçük olsaymış daha iyi olurmuş.
Her yıl, dünya çapında, spam (gereksiz / zararlı e-posta) gönderme yüzdeleri açıklanır ve ilginç bir şekilde Türkiye hep üst sıralarda yer alır. Ne yalan söyliyim, bu bilgiyi ilk öğrendiğimde, gereksiz de olsa, tüm dünyaya yayılan Türkçe içerikli e-postaların olduğu ayrıntısı gizli gizli beni sevindirmişti. Facebook’da bir milyona ulaşıp dünyaya gününü gösterme amaçlı pek çok gruba üye olan vatandaşlarımızın da, birazdan açıklayacağım acı gerçeği öğrenmeden önce, Spamda Brezilya birinci olacağına biz birinci olalım, düşüncesi içerisinde olduğunu tahmin ediyorum.
Oyun konsollarının güvenliğinin çeşitli şekillerde artmasıyla beraber oyunlarda kopyanın iyiden iyiye önüne geçilmişe benziyor. Benziyor benzemesine ama sanırım insanlar sınırlı alım güçleriyle bu işe de bir çözüm bulmuş gibi. Artık oyun dükkanları bile sizi yeni oyun almaya değil kullanılmışlara ya da elinizdeki oyunları takas etmeye yönlendiriyor.
okumaya devam edin: ‘Oyun dünyasında Özel İçerik ya da Mikro Ödemeler’
K2 WordPress için en iyi temalardan biri. Çevik Tavşan’da onu kullanıyor. K2 son sürümü ile birlikte artık farklı dillere daha kolay destek verir hale geldi. Ben de taşın altına elimi biraz sokup Türkçe çeviride yardımcı olayım dedim.




Son Yorumlar