15-16 temmuz Lund gezisi

Geçenlerde vizesini almak için topluca (1) (2) (3) uğraş verdiğimiz İsveç / Lund gezisini tamamlayıp geri döndüm.
Öncelikle gidiş kısmı yine her zaman ki gibi mission impossible’ı aratmadı. Gece yarısı havaalanına gitmek için zamanında kalkamadık. 30 dakika sonra havaalanında olmak zorunda olarak evden çıktık, tabi ben de acele etmenin stresiyle şöför koltuğuna (Koray abimin opel corsa) oturdum. 20 dakika sonra ordaydık fakat bildiğiniz gibi gece havaalanı giriş kapısından geçerken farlarınızı söndürmeniz gerekir, ben de tanımadığım arabanın kontrollerini kurcalarken virajı zor (cayırtıyla) döndüm. Böylece hepimiz uykudan uyanmış olduk. Bu yüzden uçakta da uyumam oldukça uzun sürdü.

Havaalanına girdiğimde Lufthansa kuyruğu tam doluydu. İlk defa kendileriyle uçacağım için herhalde (daha önce sadece THY ve Tunus hava yollarını kullanmıştım) beni “first class counter”ından aldılar, cam kenarı İzmir – Münih ve Münih – Kopenhag biletlerimi teslim ettiler. Kontuardan ayrılıp pasaport kontrolüne geçtim.

Pasaport kontrölü her zamankinden biraz farklı geçti. Herhalde memur bey uçağın kalkmasına epey bir süre olduğunun farkında olduğu için üstelik sohbet edecek kimsesi de olmadığından biraz bana sardı.

- Nereye?
- İsveç.
- Ne için gidiyorsun?
- İş görüşmesi.
- Ne iş yapıyorsun?
- Şu anda çalışmıyorum.
- Mesleğin ne?
- Bilgisayar mühendisi.
- Demek bu devirde bilgisayar mühendisleri de işsiz.
- Yok.. Ben bilmem yani.. Ben zaten o yüzden görüşmeye gidiyorum..
- Alırsan n’olcak? Çalışçan mı orda?
- Evet.
- Burda iş mi yok? (yüzünde tuhaf bir gülümseme ve damganın pasaporta vurulurken çıkardığı ses)

Yolculuk öncesinde beni en çok geren detay İsveç için aldığım şengen vizesi ile Kopenhag hava alanından nasıl geçeceğimdi. Bu soruyu sorduğum büyükelçilikler (Danimarka, İsveç) beni ciddiye bile almadı. Ben gerginliğimle kalmıştım. Neyse sorun Almanya’da Münih hava alanında çözüldü. Bu arada Münih’teki hava alanı Lufthansa’nın hub’ıymış. Bilmiyorsanız Lufthansa avrupanın en büyük hava yolu şirketi. Lufthansa uçaklarının oluşturduğu manzara müthişti. Hava alanında uçaktan inip Kopenhag uçağına geçmek için labirent gibi koridorlarda ilerlerken gitmem gereken ‘G kapısı’nın pasaport kontrolünün arkasında olduğunu farkettim.

Pasaport kontrolüne usulca yaklaşıp G kapısına nasıl gideceğimi sordum. “Burdan, arkamda kalıyor” şeklinde bir cevap aldım. Elimdeki pasaportu titreyerek uzattım. Kopenhag’ta yaşayacağım stres Münih’te karşıma çıkmıştı. Meğer bir sorun olmuyormuş. Böylece İsveç’in verdiği şengen vizesiyle, şengen ülkelerine Almanya’dan giriş yapmış oldum.

Yolculuğun geri kalanında çok heyecanlı bişi olmadı. Münih – Kopenhag arasını uçuran İskandinav hava yolları hostes olarak Charlize Theron‘u işe almıştı. Aynı hattın dönüşünde ise Lufthansa hostes olarak Cadı Scylla‘yı seçmişti. Ayrıca İzmir – Münih arasında baş hostes olarak Billy Zane vardı, aynı hattın dönüşünde de yanımda Perihan Kutman’ın almancı hali oturuyordu.

Lund’a gidip SEMC ile görüştüm. Sanırım yakın zamanda orada işe başlayacağım. O zaman Lund’u ve SEMC’yi daha detaylı yazarım.

2 Cevaplar » “15-16 temmuz Lund gezisi”


  • Demek sadece thy ve tunus havayolları ile uçtun. Pegasus neydi belediye otobüsümü. Adamlar sırf Ankara’ya gidebilelim diye koca airbus kaldırdı ama gördükleri muameleye bak :) İç hatları uçuştan saymıyorsan bilemem

  • Bu sabahta Türk işverenler şöyle, Türk işçiler böyle gibi cümleler kuruyodu.

Yorum yapın