
Kapak resminin bir anlamı var!
Elimde biriken oyunları bitirmeden bir daha oyun almayacağım demiştim. Ancak geçenlerde ne var ne yok diye Bimeks’e bir bakayım dedim. Ps3 oyunlarını ucuzda pahalıya doğru sıralatınca gözlerim(iz)e inanamadım. Resistance 2 al beni diye bağırıyor. Üstelik iki tane al diyor. Neyse dayanamadım ve aldım. Elime ulaşana kadar hep bir yanlışlık var bu işte dedim. Neyse ki yokmuş…
Oyunun önceki bölümü‘nü, ne yalan söyliyim, pek beğenmedim. Ben grafik takıntısı olan bir adamım ve Fall Of Man’in grafikleri pek de iç açıcı değildi. Ancak bu oyun için aynı şeyi söyleyemeceğim. Insomniac dersine oldukça iyi çalışmış. Grafikleri geçtim, oyunun atmosferi gerçekten yaşanılmaya değer. Sanırım oyun yapımcılarının kişisel tercihi; “oyun başlar başlamaz, oyuncuya kan kusturmalı” şeklinde. Nitekim ilk oyunun da başları zordu.
Oyunu 60 kişi 30′arlı ekipler halince çevrimiçi oynayabiliyor. İlk duyduğumda çok heyecenlandım ve hemen 59 / 60 bir haritaya ortadan girdim. Ancak sonuç hiç de beklediğim gibi olmadı. Organizasyon tabi ki imkansız. Kim kime vuruyor belli değil. Ne varsa Co-op da var dedim ve denedim. Oyunun 8 kişiye kadar co-op desteği var. Ama ekip tanıdık olmadan da zevki çıkmıyor.
Siz de; konu vs. tamam da bir oyunu oyun yapan grafik ve ses efektleridir diyorsanız, bu oyunu kaçırmayın derim. Biraz daha ileriye götüreyim; oyun Killzone 2 ile kapışır… Grafikleri tabi ki Killzone kadar iyi değil ama, oynanabilirliği kesinlikle Killzone dan iyi. Ben inamadım ama, Killzone’u baştan sona bıçakla bitirdiğini söyleyenler var
Bugün Xbox 360′da iki küçük sorun yaşadım. Bir süredir çalışmak istemeyen Xbox’ı ikinci el olarak aldığım yere götürdüm. Ben iki üç hafta tamir süresi beklerken oradaki nazik hanım bana ellerinde bulunan cihazlardan birini hemencecik verdi. Ben de koşarak eve döndüm tabi. O hızla bir süre yeni gövdenin kablosuz kontrölü görmemesine oldukça şaşırdım. Tam geri götürecektim ki internete bir göz atayım dedim. Meğer cihazları eşleştirmek gerekiyormuş. Neyseki burada resimli anlatımı vardı, oradan bakıp harfiyen yaptım. İkincisi Xbox 360 açıldığında profilimin otomatik olarak yüklenmesini istiyordum. Onuda daha önceden olduğu gibi burada buldum. Neyse belki işinize yarar…

THY Kevin Costner’a reklam parası vereceğine kendine yeni bir sunucu ve Türkçe bilen mühendis alsın.
Söze klasik olarak üçüncü nesil bıdı bıdısı diye başlamayacağım. Onun yerine bu yaz İzmir’deki evi boşaltıp eşyaları Eskişehir’e taşımam da yardımcı olan babamla aramda geçen 3G sohbetini paylaşacağım.
Malum 3G operatörler için büyük olay çünkü bu işe bir sürü yatırım yaptılar ve alt yapılarına söz söyletmemek için bu işi ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Reklam firmalarını, televizyonları ve radyoları oldukça mutlu etmiş bir durum olmalı bu. okumaya devam edin: ‘Babaya 3G anlat’

sevemedim bu adamı!
Bir hafatadır, incelemem için, oyun bana bakıyor ben ona bakıyordum. İlk defa bir PC oyun incelemesi yazacaktım ancak sanırım başaramayacağım. İnceleme bekleyenler kusura bakmasın. Aslında en önemli sebebi, oyunun sık sık geçersiz işlem yürüterek bilgisayarımı kitlemesiydi. Kuvvetle muhtemel sorun benim bilgisayarımda. Konsolumla ne kadar mutlu olduğumu hatırladım birden.
Yine de oyundan biraz bahsedeyim. Baş kahramanımız Harry, Hogwarts’daki 6. yılında halen başı Voldemort ile belada. Oyun olmasından dolayıdır ki altıncı yılında Harry halen çok iyi büyü yapamyor. Amaçarınızdan birisi de bu zaten. Büyü yapmayı öğrenmek… Çevredeki armaları toplamak, duellolara katılmak, Quidditch oynamak oyundaki diğer görevleriniz. Ron Weasley, Ginny Weasley diğer oynanabilir karakterler.
Oyun EA Bright Light Studio tarafından geliştirilmiş. Dağıtımcısı ise, bilindiği üzere EA. Grafik ve sesler çok başarılı değil. Ama Oyun kahramanları, gerçeklerine bir hayli benziyor. Türkçe seslendirme veya alt yazı yok. Demosu indirilebilir durumda. Tam sürüm edinmeden önce her zaman demo oynamada yarar vardır.
Utku, site açıldıktan sonra “içip içip yazı yazmayalım” dedi bana. Neden dedi anlamadım ama, sonuçta alkollü yazı yazmak yasaktı işte. Alkollümüydü bilmem, alkolle ilgili ilk yazıyı da kendisi eklemişti. Yani, en azından trafik memurları kadar insaflı davranıp, bir promil sınırlaması da koymadı. Kural açık ve net: alkollü yazı yazılmayacak. Hayır konuyu abartmış, sitenin yönetim paneline, alkolmetre eklentisi yüklemiş. Neyse ki bu gün devre dışıydı.
Dikkat: yetişkin içerik!;
okumaya devam edin: ‘Tavşan Aforizmaları’
Son Yorumlar