
Büyükler
Hafta sonu, çok uzun bir aradan sonra, sinemaya gittim. (Bu aralar herşeyi uzun aralardan sonra yapıyorum sanırım) Pek çok filmin içinden “Büyükler”e gidiyor olmak baya bi canımı sıktı. Her, Adam Sandler filmine verdiğim ilk tepkiyi verdim ve burun kıvırdım. Ancak film oldukça eğlenceli geldi. “Biraz” gülmek iyi gelecekse, sinema da ucuzsa gitmeye değer.
Genelde, kamp macerası filmlerinin oyuncuları 20 yaş altında olur ama bu filmde öyle değil. Bakın: Adam Sandler, Salma Hayek, Steve Buscemi, Maria Bello, Rob Schneider, Chris Rock ve Kevin James.
[Nasıl Kaydediyorduk Ya!]
Geçenlerde, ucuzluğuna dayanamayıp, bir Xbox 360 Arcade aldım. Alır almaz da Utku ile birlikte, acaba bu sefer dünyayı hangi illetten kurtaralım diye, düşünmeye koyuluk. Neticede Gears of War II oynamaya karar verdik. Left For Death 2 de oynayabilirdik ama, ne de olsa sizleri zaten bir kez zombilerden kurtarmıştık. Geçen bir yılın verdiği tecrübeden midir, yoksa oyun mu kolaydı bilmiyorum, bu seferki o kadar sancılı olmadı.

soldan sağa oturanlar : Marcus (ben), Dom (utku). Esas oğlan yine ben (:
Oyunu son derece eğlenceli buldum. Utkunun aksine (bağlantıdaki yazının son paragrafına dikkat), ben bu oyunun birinci bölümünü pcde oynamış ve çok sevmiştim.
okumaya devam edin: ‘Gears Of War II : Tavşan ekibi dünyayı yine kurtardı’

Lüzumsuzlar
Fragmanın ilk birkaç saniyesini tesadüfen gördükten sonra, hemen
Imdb‘ye girip, kafamdaki “Kim Sylvester Stallone’u filminde oynatır ki” sorusunun yanıtını buldum. Yazan, yöneten, oynayan hepsi Sylvester. Film 13 Ağustos 2010 ABD’de gösterime girecekmiş.
Bir hayli şaşırtıcı bulduğum kadronun bir kısmı şöyle: Jason Statham, Jet Li, Dolph Lundgren!, Mickey Rourke, Bruce Willis!! ve son bomba Arnold Schwarzenegger. Anlaşılan Rocky’nin bir tek Chuck Norris ile arası iyi değil.
Son, Rocky ve Rambo’yu seyrettim. Bunu da izlerim herhalde.
okumaya devam edin: ‘The Expendables’

...
Sony Türkiye’nin, GOW III için süprizleri olacağını daha önceden bir şekilde duymuştum. Yapabileceklerinin en iyisinin fiyatta güzelliklerden öteye gidemeyeceğini düşünüyordum. Tahmin ettiğim gibi oyun fiyatı, Türkiye için beklenenin çok altında oldu. Resmi satış fiyatı 129 TL. olarak açıklandı. Ancak büyük marketlerin promosyonları ile bu fiyat 100 – 110′lara kadar düşüyor. Tabi bandrollü satışlardan bahsediyorum. Reklam çalışmaları ise hiç de beklediğim gibi olmadı. İlk defa bir oyunun tv reklamını gördüm. İstanbul’da billboardlara da reklam vermişler. Buraya kadar herşey güzel. Peki sonra?
okumaya devam edin: ‘God Of War III Türkiye’de ama nasıl?’

Naughty Dog çalışanları yeni stüdyolarına taşınmış. Evet haber beni de hiç enterese etmedi. Ancak yukarıdaki resim çok hoşuma gitti. Buradan daha büyük boyutlularına ulaşabilir, masa üstünüzü neşelendirebilirsiniz. Aynı bağlantıdan, Naughty Dog’un diğer resim setlerine de ulaşabilirsiniz.

Bu kılıçtan istiyorum!
Asıllar da taklitlerini yaşatır!
Daha oyun piyasaya çıkmadan herkesin diline pelesenk olan bir tabir vardı “God Of War çakması”. Eminim sırf bu yüzden Darksiders’ın satışları artmıştır. Bu söylem, God Of War’ın tacı elinden alınana kadar, bu tür oyunların kaderi olmaya devam edecektir.
Oyun, çağımızda ve Dünyada geçiyor. Melekler ve Şeytanlar birbirine girince, Mahşerin Dört Atlısı‘ndan biri olan, esas oğlanımız War, olaya bir şekilde müdahil oluyor. Resimde gördüğünüz kılıcı kaldırabiliyor olması bile tek başına War’u kahraman yapabilecekken, o kılıcı ile akıl almaz kombolar yapabiliyor. Kılıcı kullanmadığı zamanlarda da sırtında taşıyor! Resme bakınca nasıl oluyor bu iş diyor insan ama oluyor işte. Özetle bol bol melek ve şeytan kestiğiniz, patronlar ile kapıştığınız, kurdeşen eden bulmacalar çözdüğünüz bir oyun. Gayet de eğlenceli. Ancak ben War’a bir türlü ısınamadım. Boyu biraz uzun, kılıcı biraz daha küçük olsaymış daha iyi olurmuş.
okumaya devam edin: ‘Darksiders’

Beeeyin!
Her yıl, dünya çapında, spam (gereksiz / zararlı e-posta) gönderme yüzdeleri açıklanır ve ilginç bir şekilde Türkiye hep üst sıralarda yer alır. Ne yalan söyliyim, bu bilgiyi ilk öğrendiğimde, gereksiz de olsa, tüm dünyaya yayılan Türkçe içerikli e-postaların olduğu ayrıntısı gizli gizli beni sevindirmişti. Facebook’da bir milyona ulaşıp dünyaya gününü gösterme amaçlı pek çok gruba üye olan vatandaşlarımızın da, birazdan açıklayacağım acı gerçeği öğrenmeden önce, Spamda Brezilya birinci olacağına biz birinci olalım, düşüncesi içerisinde olduğunu tahmin ediyorum.
okumaya devam edin: ‘Nasıl Zombi Oldum?’
Son Yorumlar