Firefox kullanın, kullandırın.

Ana sayfa » Anayasa değişikliği üzerine

Etiketler: Anayasa
Kategoriler: Siyasal

Bir aydan daha uzun bir süredir yoğun şekilde tartışılan üniversitelerde türban serbestliği ile ilgili yapılan anayasa değişikliği üzerine zihinlerdeki bulanıklığı gidermek amacıyla bu yazıyı yazmak zorunlu hale geldi.
MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek: 7.5.2004-5170/1 md.)Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Değiştirilen 10. maddeyi incelersek (sonradan eklenen bölüm koyu renkle yazılmıştır)
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Dediğiniz zaman zaten her türlü kamu hizmetini kastetmiş olursunuz. Çünkü kamu hizmetleri zaten devlet organları ve idare makamları tarafından yapılır. buradan çıkarttığımız sonuç 10. maddede herhangi bir değişiklik yapılmamış olup mevcut cümle tekrar edilmiştir.

MADDE 42. – Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir.
Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.

Koyu renkle yazılan bölümden anladığımız kadarıyla kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz ve öğrenim hakkının kapsamı kanunla belirlenir. Bu cümle de zaten maddenin ilk iki satırında aynen yazılmıştır.
Sonuç olarak yapılan anayasa değişikliği gerçekte herhangi bir değişiklik getirmemiş olup mevcut maddelerdeki cümlelerin biraz değiştirilerek tekrar edilmesinden ibarettir.
Durum böyleyken anayasanın değiştiği ve türbanın üniversitelerde serbest kaldığını iddia etmek ya cehalettir ya da toplum huzurunu bozucu kötü niyetli harekettir.

Murat KULA

« Güncel bir şiir
YouTube’a gözlerimizi kapattık »

Alakalı (olabilecek) yazılar

Alakasız (yüksek ihtimal) yazılar


Konuyla ilgili bir yorum var...

yorumları takip (rss) et

(bu renkli resimlerden bende istiyorum)

  1. 22 Mayıs 2008 / 01:25,
    kemal demiş ki:

    peki mudahalenin sebebi nedir? yani o koyu renkli cumlelerin eklenmesinin sebebi nedir?




Sen de yorum yazabilirsin!