Bu sefer de Digiturk’te skandal
Tolga Güler / 19 Temmuz 2008 / yorum yokDeğerli arkadaşlar, Digiturk’te gördüğüm bu manzaraya yorum yapmıyorum. Acaba fotoğraf çekene kadar uyanırlarmı dedim ama yok:)
Yorumlarınızla yaşıyoruz.
Değerli arkadaşlar, Digiturk’te gördüğüm bu manzaraya yorum yapmıyorum. Acaba fotoğraf çekene kadar uyanırlarmı dedim ama yok:)
Vladimir Putin, perişan olmuş Rusya’yı küllerinden yaratan liderdir. Özelleştirme bahanesiyle yağmalanmış, siyasi, ekonomik ve kültürel erozyona uğramış, her yanı mafya tarafından kuşatılmış bir ülkeden, dünyada söz sahibi bir ülke yaratmakla kalmayıp, ülkesini avrupa’nın enerji tekeli haline getirmiştir.
Telekomünikasyon Kurumu, 23 Kasım 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5651 sayılı kanun kapsamında suç sayılan 8 eylemi gerçekleştirdiğine karar verdiği, 41 siteyi kapattı. YouTube da bu sitelerden birisi. Üzerinden hayli zaman geçmiş olmasına karşın bugün YouTube’a girmeye çalışıp da mahkeme kararı ile tekrar karşılaşınca sinirlenip konuyu biraz araştırdım ve daha sinir bozucu bir olaya tanık oldum… devamını oku »
Bir aydan daha uzun bir süredir yoğun şekilde tartışılan üniversitelerde türban serbestliği ile ilgili yapılan anayasa değişikliği üzerine zihinlerdeki bulanıklığı gidermek amacıyla bu yazıyı yazmak zorunlu hale geldi. devamını oku »
ŞERBETLE Mİ YİYECEKSİN LÜFERİ?..
Dönülmez akşamın ufkundayız azizim
İçki yasaklanabilir.
Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok.
Ama rakı asla…
Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında “içki” değildir rakı.
Hükümet üniversitelerde başörtüsünü, sözde, türbanlı öğrencilerin mağduriyetini gidermek adına, kaldırmak için alelacele anayasa değişikliğine gitti. Bu gün de ilk tur oylaması yapıldı. Aklıma birkaç ay önce tüm Türkiye’yi ayağa kaldıran Anayasa değişikliği paketi geldi.
Ormanın birinde eski zamanlarda bir çakal sürüsü yaşarmış.
Gün gelmiş bu çakal sürüsü açlıkla yüz yüze gelmiş. Maymunlar ağaçlara saklanıyorlarmış ceylanlar ise çok hızlıymış. Balıkta tutamadıkları için hep diğer hayvanların avlarından arta kalanlarla yetinmişler.
Bir gün öküzlere saldırmak gelmiş akıllarına ancak başarısız olmuşlar. Çünkü öküzler hem kalabalıkmış hem de güçlüymüş ayrıca güzel organize olup çakalları bir güzel kovmuşlar. Birkaç denemeden sonra tam pes edecekleri sırada tilkiye danışmak gelmiş akıllarına. Tilki çakalları dinlemiş sonra demiş ki eğer bana da pay verirseniz ben öküzleri kandırırım. Kabul etmişler ve tilki planını yapmış. devamını oku »
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemleridir. Kırım savaşı (1853-1856) sonrası iyice zor durumda olan hazineyi rahatlatmak için Fransız devletinden dış borç alınır.
Aradan kısa bir zaman geçer ve İstanbul boğazında 7 çift küreği olan bir kayık dolaşmaya başlar. Bugün bakıldığında sıradan gibi görünse de önemli bir olaydır çünkü kayığın sahibi padişah değil Fransız elçisi Marki de la Valette’dir. Oysa elçilik kayıkları en çok 5 çift kürek takabilir 7 çift kürek ancak saraya ait kayıkta olur ve İstanbul halkı saltanat kayığını gördüğünde dönemin padişahı Abdülmecit’in geçtiğini zannederek selamlar. devamını oku »