damn you order sixty-six!

Ana sayfa » Öküzlüğün kısa tarihi

Kategoriler: Siyasal

Ormanın birinde eski zamanlarda bir çakal sürüsü yaşarmış.
Gün gelmiş bu çakal sürüsü açlıkla yüz yüze gelmiş. Maymunlar ağaçlara saklanıyorlarmış ceylanlar ise çok hızlıymış. Balıkta tutamadıkları için hep diğer hayvanların avlarından arta kalanlarla yetinmişler.

Bir gün öküzlere saldırmak gelmiş akıllarına ancak başarısız olmuşlar. Çünkü öküzler hem kalabalıkmış hem de güçlüymüş ayrıca güzel organize olup çakalları bir güzel kovmuşlar. Birkaç denemeden sonra tam pes edecekleri sırada tilkiye danışmak gelmiş akıllarına. Tilki çakalları dinlemiş sonra demiş ki eğer bana da pay verirseniz ben öküzleri kandırırım. Kabul etmişler ve tilki planını yapmış.

Öküzlerin bulunduğu otlağa gitmiş ve çakallarla aralarındaki sorunu duyduğunu çok üzüldüğünü ormanda kardeşçe yaşamanın çok güzel olduğunu anlatmış. Barışın, kardeşliğin ve özgürlüğün erdeminden bahsetmiş. Ancak ormandaki bu tatsızlığın asıl sebebinin sarı öküz olduğunu sarı öküz çakallara verilirse barışın süreceğini anlatmış. Öküzler düşünmüşler ve sarı öküzü vermeye karar vermişler.
Bir hafta sonra tilki yine gelmiş. Barıştan kardeşlikten dem vurmuş ve barışın sürmesinin tek yolunun beneklinin verilmesi olduğunu söylemiş. Öküzler düşünmüşler taşınmışlar zaten sarıyı verdik benekli için huzur ve istikrar bozulmasın demişler ve benekliyi vermişler. Bir hafta geçmeden Tilki yine gelmiş. Sırada kara öküz varmış ve barış, kardeşlik, huzur çok güzel kavramlarmış. Zaman böyle geçmiş her hafta sıra yeni bir öküze gelmiş artık öküzler azalmış çakallara direnecek güçleri zaten kalmamış ve her hafta birini vermek zorunluluk haline gelmiş. Sonunda çakal kendisi gelmiş ve şöyle demiş; “Velev ki istediğimi canımın istediği zaman yerim kimse de karşı çıkamaz!” öküzler çaresizce teslim olmuşlar.
İşte öküzlük böyle birşey ve çakallar her yerde, sarı öküzü vermemek gerek.

« Ahmet Vefik Paşayı özlemek
Türbanın önü Açıldı »

Alakasız (yüksek ihtimal) yazılar




Sen de yorum yazabilirsin!