
Minority Report
Bazı tasarımcılar, programcılar, veri giriş operatörleri veya ev kullanıcıları çift ekran ile çalışırlar. Önce klasik crt ekranlardan, lcd geniş ekranlara geçilir. Bir süre sonra da ikinci monitör alınır.
Çift monitör kullanmanın tabi ki bir çok avantajı vardır. Kullanımı da son derece basittir. Çift monitör bağlanma imkanı olan ekran kartına monitör, diğeri gibi bağlanır.
Bir monitörde program yazabilir, diğer monitörde de e-postalarınızı okuyup, Youtube’a girebilirsiniz. Tasarım ve program geliştirme uygulamalarında (Adobe Photoshop, Microsoft Visual Studio vb.) pek çok iç pencere bulunur. Bu pencereleri ana formdan ayırıp diğer monitörünüze sürükleyerek çalışma alanınızı genişletebilirsiniz. Ancak, genelde birisi iş diğeri ise eğlence amaçlı kullanılır.
Çok geniş çalışma alanı paradoksu
Bir ekrandan daha iyi birşey varsa o da iki ekrandır şeklindeki düşünce aslında çok da doğru değildir. Uygulama geliştiricileri ve tasarımcılar kısa süre içerisinde bu geniş çalışma alanına alışarak, olaylara kullanıcılar açısından bakabilme yeteneklerini kaybederler. Pek çok bilgisayar kullanıcısı son zamanlarda geniş ekranlara geçiş yaptılarsa da, halen 1024 x 768 çözünürlükte çalışanların sayısı oldukça fazladır.
Dikat! Dikat dağılması
Tek ekranda tek bir işe yoğunlaşmışken, bir anda gözünüz diğer monitörden gelen göz kırmpalarına takılabilir. İşinizin doğası gereği birden fazla programın aynı anda çalışması ve görülmesi gerekiyor olsa bile, tüm uygulamalara, aynı anda, gereken ilgiyi gösterebilmek zordur. Bu eylem, genlde, iki uygulamaya da yeteri kadar zaman ayıramama ile sonuçlanır.
Ne kadar yer o kadar program
Alan genişledikçe açık olan program sayısı da bir süre sonra artmaya başlar. Normalde ihtiyacınız kalmayan programların kapatılması alışkanlığı da yitirilir ve bilgisayarınızın performansı düşer.
İki monitör demek, monitöre harcayacağınız paranın da doğal olarak iki kat artması anlamına gelir. Bu da göz ardı edilmemesi gereken bir dezavantajdır.
Diğer bir anektod
Bir veri giriş operatörü, bir yandan Excelde liste hazırlarken, diğer monitörde, Msn den müşterilere teknik destek vermeye çalışır. Oysa ki ikinci monitörü alındığında çok sevinmiştir.
Bende bir programcı olarak iki monitör ile çalışıyorum. Yukarıdaki anektodu da düşünerek şöyle bir kanıya vardım. Kod yazdığım alanı genişletme amacı dışında, ikinci monitörü, iş amaçlı ikinci bir uygulama için kullanıyorsam. Örneğin, Visual Studio (kod yazdığım program) ile bir yandan program yazarken, aynı zamanda, Word’den uygulamanın dökümantasyonunu hazırlıyorsam. Ya da tasarımcı olmadığım halde, programların görsel düzenlemeleri için, aynı zamanda Adobe Photoshop, Fireworks gibi bir program da kullanmak zorundaysam işyerimde bir organizasyon sorunu var demektir
İkinci monitör, işleri kolaylaştırmak yerine, artırır.

Ofiste herkese ikinci üçüncü ekran düşmeye başladı. Ben de 22″ ve 20″ ekranlarıma kavuştum.
Etrafta fazla olmasına rağmen kendisine ek bir ekran almayan ve 19″ ekranıyla gayet mutlu olan arkadaşıma yaklaşıp, neden bir tane daha istemediğini sordum. Cevabı basitçe “debug yaparken ilgimi dağıtıyor” dedi. Şaşırdım tabi ben, tanıdığım en iyi “debugger”lardan birinden bu yorumu duyunca.
Bunun dışında windows’un da iki ekranı iyi idare edemediğini düşünüyorum. Örneğin “masaüstünü göster” dediğinizde, iki ekranı birden indiriyor. Ayrıca başlat çubuğu fikrinin de çoklu ekranlar için uygun olmadığını düşünüyorum.
İki ekran da 16:9 değil de, birisinin 4:3 olması daha avantajlı olabilir. Benim iki monitörümde 16:9. Sağdaki monitöre masa üstü duvar kağıdı olarak, ortalı, 1024 x 768 düz renkli bir diktörtgen resim atadım. Herşeyin sığabileceğini sandığım formları, bu monitöre sürükleyip,dikdörtgene göre, yeniden boyutlandırıyorum
2 ekranım da 16:9, birini dik kullanıp kod yazarken hava atmayı denedim. Benden başka yapan kimse yoktu çünkü. Bir ay sonra korkunç boyun ağrıları çekmeye başlayınca da vazgeçim. Yatay duran ekrana göre, ya biraz daha yüksek ya da biraz daha alçak duran dik ekrana bakarken kafamı hep eğik tutmak zorunda kalıyordum. Şimdi ikisini de yatay kullanıyorum, pek bir ağrım kalmadı.
Diyorum zararlı diye