
sana malesef!
Bugüne kadar pek çok hata mesajı ile karşılaştım ama, hiç birisi bu kadar kırıcı olmamıştı. Düğmenin üstünde ne yazdığına bakarmısınız.
@google: Sorgunun gerçek bir tarayıcıdan gelip gelmediğini anlayamıyorsun ama naber! Sana bişey diyim google! Sen insan değilsin. Çok sinirlendim. Azcık kurcaladık diye… Daha da google’a girmem.

Kafein
Malumunuz, Google bir kaç aydır, arama motorunu optimize ediyordu. Bu gün, pek çok haber sitesi, bu optimizasyon için “Yeni Nesil Google” başlığını atmaktan kaçınmamış. Ben önce yeni nesil Google’ı, sonra da emektar eski Google’ı bir denedim. Daha sonra anahtar kelime olarak “Çevik Tavşan”ı seçtim. Eski Google ile yenisi arasında dağlar kadar fark çıktı.
Sonuç: Hagisinin daha iyi olduğunu bile anlamadım. Bir gün çağ atlayacağız, bu yeni nesil “yeni nesil” anlayışı yüzünden, ben çağ atladığımızı fark edemeyeceğim.
Yandaki resim mi? Google bu yeni servise Caffeine adını vermiş.
Google hizmetlerinin çokluğu neredeyse herşeyin bir Google’ı var dedirtecek cinsten. Çok değil daha dün ofiste arkadaşımın gönderdiği yer imini (bookmark) nasıl saklasam da sonra incelesem diye düşünürken aklımdan ilk geçen şey kesin bunun bir Google’ı vardır oldu. Evet, gerçektende Google’ın yer imlerinizi saklamak için bir servisi var, başka bir çok az bilinen servisi olduğu gibi. Ben de bu fırsattan istifade uzun zamandır oluşturmak istediğim (belki aralarında bilmediğiniz vardır) Google servisleri listesini hazırladım.
okumaya devam edin: ‘Az bilinen Google servisleri’

Çok Yaşa Google
Bugün yolunu şaşırmış bir paket geldi şirkete. Beyaz büyükçe bir kutu. Üzerinde google logosu vardı! Adres ve firma adı doğru ancak isim yanlıştı. Yani pek de yolunu şaşırmış değildi aslında. Paketi açmamak için zor durduk. Gönderen firmayı aradım, paketin firmamıza ait olduğunu, isim konusunda bir yanlışık olabileceğini öğrendim. Kutudan, tişört, şapka, kırık bir bardak, mouse pad, defter, kalem, 1gb. usb bellek, birkaç broşür ve birde, üzerinde; “Bu hediyelerin haricinde, hesabınıza 20 adet bedava adwords kuponu ekledik” yazan bir kağıt çıktı. Kim bilir kuponlar kimin hesabına gönderildi. Biraz sıkılarak, kutunun içindekileri paylaştık. Bugün Bilkent Kampüste googleboy gibi dolaşmaya karar verdim. Bakalım çevreden nasıl bir tepki alacağım.
Bu defa şaka değil. Google yeni bir işletim sistemi üreteceğini, resmi günlüğünde duyur(muş)du. Habere göre, işletim sistemi, 2010 yılının ikinci yarısında, kullanıcıların hizmetine sunulacakmış. Üstelik ücretsiz ve açık kaynaklı olarak. İşin ilginç yanı yetkililer işletim sistemini, Google Chrome’un doğal uzantısı olarak tanımlamışlar. Web tarayıcısından işletim sistemine… İlk aşamada, kişisel masaüstü bilgisayarlar ya da diz üstü bilgisyararlar yerine, netbook‘ları hedef alırsa (ki öyle görünüyor), önceki işlerini de düşünürsek, başarı olasılığı bence yüksek. Masaüstü bilgisyarlara gelince; Windows kullanıcılarını bilmem ama, Linux kullanıcıları mutlaka deneyeceklerdir.
Görünüşe göre Google birçok servisinden (Gmail, Takvim, Docs, …) “Beta” etiketini kaldırmış. İşin eğlenceli kısmı, bu etiketi Gmail’in ayarlarının Labs kısmında tekrar geri getirebilmeniz.
Cep telefonunuzdaki rehberi idare etmekte zorlanıyorsanız, bu konuda da google’dan yardım alabilirsiniz.
Google’ın bu konudaki ilk servisi Google Sync. Sync sayesinde telefon rehberinizdeki bilgileri google hesabınıza, hesabınızdaki bilgileri de telefonunuza aktarabilirsiniz.
Bu işlemden sonra büyük ihtimalle rehberinizdeki ya da google hesabınızdaki bilgileri düzenlemek isteyeceksinizdir. Bunun için de Google Contacts servisini kullanabilirsiniz.
Eğer cep telefonunuz Sony Ericsson ise buradaki yardım sayfalarında (1, 2, 3) gerekli bilgileri bulabilirsiniz. Telefon modeliniz tam olarak örnek verilen olmasa da denemenizi tavsiye ederim.
Sync servisi sayesinde eğer bir arkadaşınızın google profilinde resmi var ise, bu da rehberinize aktarılıyor. Demek oluyor ki google profinizi güncel tutmanızda fayda var. Bilmem anlatabildim mi yakın dostlarım?
Son Yorumlar