Öldüm öldüm dirildim diyebileceğiniz bir oyun varsa işte o budur. Absürd kelimesi bu oyunun zorluğunu ancak tanımlar. Gerçi ben kendim kaşınıp, oyunu ikinci zorluk seviyesinde başlattım, geri kalan üç zorluk seviyesi nasıldır tahmin dahi edemiyorum, ki kendileri iyi ki kapalıymışlar.
Oyun Ninja Gaiden olunca insan yine de beğenmedim diyemiyor. Ryu Hayabusa her zamanki gibi ninja alemini evinize getirecek.
Duyduğuma göre oyun PS3 için de çıkmış. Konu aynı olsa da oyunu oldukça geliştirmişlerdir. Umarım bu arada zorluk olayını da bir elden geçirmişlerdir.

Sonunda bir bilgisayar oyununa verebileceğim en yüksek parayı öğrendim; 800 İsveç kronu (sek) yani 160 ytl. Gerçi görebileceğiniz gibi pakete bir de güzelinden kol eklemişler beni biraz daha motive edebilmek için. Başka türlü de bu parayı zaten vermezdim! Ayrıca hayatımda ilk kez, ilk el orjinal bir oyun almış da olabilirim.
okumaya devam edin: ‘Halo 3: ODST’
Mühendislik çok zor iş, örneğin bu arkadaş Isaac Clarke bozuk haberi gelen bir uzay gemisine bakım için gidiyor. Anladığım kadarıyla kız arkadaşı da o gemide çalışıyormuş. Bir iniyor görev yerine, kan gövdeyi çoktan götürmüş. Yanındaki iki arkadaşıyla o dakikadan itibaren müthiş bir mücadeleye başlıyor.
Oyun Bioshock‘a çok benziyor. Korku öğeleri daha fazla. Dead Space’in oynanabilirliği, Bioshock’un atmosferi daha iyi.
Elinize geçerse kaçırmayın, oynayın derim.
Alan Wake: işte bu oyun insanlara Xbox aldırır. Arkasında, Max Payne gibi bir deneyimi olan, Remedy Entertainment‘ın olduğunu göz önünde bulundurursanız, ne denli bir oyunla karşı karşıya kalacağınızı tahmin edebilirsiniz. Herşeyden önce senaryo, oynadığım tüm Remedy yapımlarında olduğu gibi mükemmel. 2010 yılı oyun severlerin yüzünü güldürecek gibi.
Bugün Xbox 360′da iki küçük sorun yaşadım. Bir süredir çalışmak istemeyen Xbox’ı ikinci el olarak aldığım yere götürdüm. Ben iki üç hafta tamir süresi beklerken oradaki nazik hanım bana ellerinde bulunan cihazlardan birini hemencecik verdi. Ben de koşarak eve döndüm tabi. O hızla bir süre yeni gövdenin kablosuz kontrölü görmemesine oldukça şaşırdım. Tam geri götürecektim ki internete bir göz atayım dedim. Meğer cihazları eşleştirmek gerekiyormuş. Neyseki burada resimli anlatımı vardı, oradan bakıp harfiyen yaptım. İkincisi Xbox 360 açıldığında profilimin otomatik olarak yüklenmesini istiyordum. Onuda daha önceden olduğu gibi burada buldum. Neyse belki işinize yarar…
Yazılım/oyun dünyası işte böyle birşey. Bugün Xbox Live’in Arcade kısmında Sega’nın Shinobi’sinin 560 puana (~$5) satıldığını gördüm. Yani Sega 1987′de piyasaya sürdüğü bir oyundan hala para kazanıyor.
Ben yazdığım programların kodlarını bile saklamazken… Ah! Gözü kara fakirlik işte…
Bir bilgisayar oyunu neden oynanır? Normal oyunlar, güzel vakit geçirmek için, belirli bir konuda pratik yapmak için, yeni birşeyler öğrenmek için oynanır. Bilgisayar oyunlarınında pek farkı olmadığını düşünüyorum. Pratik konusu hariç tabi
O zaman Gears of War niye oynanır? İşte ben bunun cevabını bilemedim. Bir hafta sonumu yakan oyundur kendisi. Oyunu 12 saat kadar bir sürede (cumartesi günü) bitirdim fakat son adamı (RAAM) geçemedim, sonra da oyunu oynamaktan vazgeçtim. Pazar günü bitim yine kanlandı, bu sefer iki saat boyunca bu son adamla uğraştım ve sonunda muvaffak oldum. Peki sonuçta elime ne geçti? Koca bir hiç, oyun bana doğru düzgün puan bile vermedi.

Gears of War bir tür üçüncü şahıs nişancı oyunu. Yani tüm oyun boyunca sırtından Marcus Fenix’i takip ediyorsunuz. Bu da yetmiyormuş gibi bir de oyunda zıplama, eğilme gibi hareketler keyfe keder değil, sizi kastırıp duruyor. Sanırım bu tip oyunlar pek bana göre değil.
Oyun 2006′da birçok yılın oyunu ödülü almış. Bana kalırsa Freedom Fighter‘ı tercih ederdim ya da bu oyunu co-op oynardım.
Son Yorumlar