The Dark Knight

The Dark KnightBatman belediye başkanının son Batman filmi olan The Dark Knight‘ın yönetmeni Christopher Nolan’a açmak istediği davayı muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur. Herkesin yüzünde tuhaf bir gülümseme yaratan bu olay, beni de bir hayli şaşırtmıştı. Batman belediye başkanının gözüne Batman’in telif haklarını elinde tutan DC Comic‘i yahut Batman’i canlandıran Christian Bale‘i değil de, filmin yönetmeni Christopher Nolan‘ı kestirmesi de daha bir ilginç gelmişti doğrusu. Tabi bütün bunlar son Batman filmini seyretmeden önce oluyordu.

Filmi seyrettikten sonra Batman belediye başkanına hak vermeden edemedim. IMDB’deki 9.1lik puanıyla ters düşen bu yorumum umarım size onun açacağını iddia ettiği dava kadar tuhaf gelmiyordur. Lakin IMDB’de şu anda en iyi 250 film sıralamasında dördüncü durumda olan bu filmi seyrederken sürekli irite olmadan edemedim.

Filmin ana fikri, Amerikanın vatan severlerinin savunduğu; “çoğunluğun iyiliği için yapılan şeylerin, çoğunluğun beğenisine karşın yapılması gerektiğini ya da herkesin iyiliği için gerekenleri yapan kişilerin sonunda halk tarafından istenmeyen kişiler olacağını / onlar tarafından hiç bir zaman kabul edilmeyeceklerini” seyredenlerin beyinlerine kazımaya çalışıyor gibiydi. Amerikanın ortadoğuda (ayrıca dünya’nın genelinde de) güttüğü misyona süper bir kılıf olabilecek bu söylemi 2 saat 25 dakika boyunca duymayı biraz rahatsız edici bulabilirsiniz.

Benim her zaman sevdiğim Kara Şovalye / Batman fikrinin bu şekilde yorumlanmasını oldukça sıkıcı bulduğumu belirtmeliyim. Sırf bu yüzden Batman belediye başkanına destek verirmiyim bilmiyorum ama, sıkıntımı paylaşamadan edemedim.

Ve şimdi düşünüyorum, acaba hiç bir zaman güzel bir Batman filmi yapılamayacak mı?

1 Cevap » “The Dark Knight”


Yorum yapın